Lacplesis – Leton Halk Kahramanı

Lacplesis : Letonya’nın simge kahramanı

Nasıl ki bizim Köroğlu , Malkoçoğlu gibi destansı karakterlerimiz var , Letonların da Lacplesis (Lāčplēsis) gibi bir kahramanları var . Letonyalılar için önemli bir karakter . Özgürlüğü , cesareti ve bağımsızlığı sembolize ediyor . Hatta 11 Kasım’da Lacplesis Günü bile kutluyorlar (1919’daki Pavel Bermondt-Avalov’un ordusuna karşı kazandıkları büyük zaferi kutladıkları güne bu ismi vermişler ) . Bu özel günde Daugava nehri kenarına mumları dizip yakıyorlar . Hikayenin kısa özetini okuduğunuzda neden böyle bir şey yaptıklarını anlayacaksınız .

Bir sürü yerde bu kahramanın figürünü ve anıtını görebilirsiniz . Mesela altta Özgürlük Meydanı’ndaki Özgürlük Anıtı üzerinde bulunan figür gibi .

Lacplesis

Hikayenin kökeni

Kahramanımızın hikayesi aslında Lacausi – Lāčausi (Ayı kulaklı) diye tanımlanan mitolojik karaktere dayanıyor . Lacausi annesi (Bazı kaynaklara göre babası) ayı olan bir mitolojik , halk arasında ağızdan ağza dolaşan bir karakter . Lacausi ayı genlerinden dolayı çok fazla güçlü olan bir karakter .

Lacausis

 

Kahramanımızın hikayesinin referans noktası burası . Ama bunun yazılış nedeni biraz farklı . 1888 Yılında Andrejs Pumpurs isimli bir şair Yeni Letonyalılar hareketine katkıda bulunması amacı ile 4700 dizelik Lacplesis’in hikayesini şiirsel bir biçimde yazıyor . Yeni Letonyalılar hareketi sürekli başka devletlerin işgali altında kalmış Letonyalıların milli kimliklerini unutmamaları ve içlerindeki bağımsızlık hissini uyandırması için başlamış bir oluşum . Lacplesis’in hikayesi de burada çok önemli bir rol oynuyor . Daha sonra 1986/87 senesinde Māras Zālīte tarafından müzikali yazılıyor ve 1988’de sahnelenmeye başlıyor . Toplamda 43 müzikal sahneleniyor ve ortalama 4,000 kişi tarafından izleniyor her biri . Bu tarihlerde Sovyetler Birliği’nin bir parçası olan Letonlar için daha sonrasında kazanacakları bağımsızlık savaşında önemli ateşleyici unsurlardan biri oluyor bu müzikal . Zaten müzikalin içine de bazı göndermeler koyuyorlar Sovyetlere karşı .

lacplesis

Şiirsel Destan

Hikaye 13. yüz yılda geçiyor . Kahramanımız Lacplesis’in annesi ayı babası ise normal insandır . Kulakları ayı kulağı şeklindedir ve normal bir insandan çok daha fazla güçlüdür . Bu gücünün dışında bilgedir de . Halkı tarafından çeşitli görevlere gönderilir , çeşitli yaratıklarla savaşır ve yener . Bir macerasında ise bir ayıyı çıplak elleri ile öldürür . Bir eli ile alt dudağından bir eli ile üst dudağından tutup ters yöne çekerek ayının çenesini parçalar ve öldürür .

13. yüz yıl Haçlı Seferleri’nin yoğun olduğu bir dönemdir ve Letonya bu dönem hala Pagan inanışındadır . Hikaye de zaten Pagan inanışlarında olan Leton cennetinin anlatımı ile başlar . Aynı dönem Alman Haçlıları Letonya’ya da seferler düzenler . Kahramanımız ise bu seferlerde Almanları her seferinde geri püskürtüp ününü daha da arttırır .

Bu sıralarda Laimdota (Letonya’nın ünlü çikolata markası Laima ismini ondan almıştır ) ile tanışır ve aşık olur . İleride evlenirler . Büyücü Spidola da aşıktır kendisine .Kara büyü laneti altındadır , çeşitli entrikalar çevirir ama elde edemez . Daha sonra başka bir Leton kahramanı olan Koknesis ile evlenir .

lacplesis laimdota

Hikayenin sonlarına doğru Almanlar en güçlü şövalyelerini yollar . İçlerinden en güçlüsü kara şövalye Lacplesis’in gücünü ayı kulaklarından aldığını anlar ve onunla Daugava nehri kenarında savaşırken onun kulaklarını keser . Lacplesis gücünü kaybetmeden önce son bir hamle daha yapar ve kara şövalye ile beraber Daugava nehrinin içine düşerler . Kahramanımız öldüğünde Laimdota da dayanamaz ve ölür . Hikaye burada sona eriyor fakat bazılarına göra kahramanımız ve kara şövalye hala daha Daugava nehrinin dibinde kavga ediyorlar .

lacplesis vs black knight

Aslında günümüz Hollywood hikayelerini aratmayacak bir tarzda bu destan . Aşk , savaş , yalan , ihanet… Hepsi mevcut bu hikayede . Ama Letonyalılar için bağımsızlığı ve özgürlüğü sembolize eden bir hikaye bu . Lacplesis belki gerçekten yaşamış ama hikayesi abartılmış bir kahramandır . Belki de hiç öyle biri yaşamamıştır . Ama Letonyalıların hepsi bu hikayeyi baştan sona iyi bilirler . Çünkü bu hikaye onların bağımsızlık tutkularını tetikleyen tek değil ama önemli unsurlardan birisidir .

Bolcal

Riga ve Daugava Masalları

Riga'yı gezenler bilir. Masal şehri gibidir. Özellikle de kış aylarında karlar altındayken....
Devamını oku

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir